Kadinfan.Com * Kadın sitesi
Cinsel sorunlarla yaşıyoruz!
Cinsel sorunlar ülkemizde özellikle orta yaş ve üzerindeki kadın ile erkeklerde daha çok görülüyor. Ancak cinsel problem yaşayanların sadece yüzde 12'si hekime başvuruyor. Oysa bu sorunların çözümü sanıldığı kadar zor değil.
Başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere cinsel
sağlıkla ilgilenen birçok sağlık örgüt ve kuruluşu cinsel sağlığı şu
şekilde tanımlıyor: "Cinsel sağlık, cinsellikle ilgili fiziksel ruhsal
ve sosyokültürel sağlık ve esenlik sürecinin kesintisiz olarak
yaşanmasıdır." Bu tanım bu süreç kesintiye uğradığında "hem sağlığımız
etkilenecek, hem de yaşam kalitemiz bozulacak" anlamına geliyor.
Acıbadem Hastanesi Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ferruh Şimşek cinsel
sağlıkla ilgili şunları söylüyor: "Cinsel sağlık herkes için çok önemli
olan ancak bir aksaklık olduğunda önemsizmiş gibi gösterilen, ardına
düşmekte zorlanılan ve çare aramak için yeterince cesaret gösterilmeyen
ve ne yazık ki biz doktorların da hastalarımızda varlığını pek
araştırmadığımız bir konu. Oysa çok az hastalık hem kadında hem de
erkekte gerek fiziksel gerek ruhsal gerekse de sosyal sağlığımızı bu
kadar etkileyip bozabilir."
Cinsellik bir tabu
Cinsel sorunlar orta yaş ve üzerindeki kadın ve erkeklerde daha çok
gözleniyor. Bunda birçok etkenin varlığı tartışılmaz. Özellikle organik
kökenli hastalıklarda cinsel sağlık daha çok etkileniyor. Cinsel
sağlığı birebir etkileyen hastalıklardan olan tansiyon yüksekliği,
diyabet, kolesterol yüksekliği gibi damarsal hasar yaratan hastalıklar,
kronik depresyon gibi psikiyatrik rahatsızlıklar her zaman hastaların
farkında oldukları sorunlar değiller. Prof. Dr. Şimşek "Birçok durumda
hasta cinsel problemle başvurup hastalığının bilincinde
olmayabilmektedir" diyerek şöyle devam ediyor: "Bu açıdan da cinsel
problemler altta yatan nedenin ortaya konabilmesi açısından dikkatle
değerlendirilmelidir."
Ancak cinsellikle ilgili olarak konuşmanın çok duyarlı bir konu
olduğunu da unutmamak gerekiyor. İnsanların konuyla ilgili konuşmaktan
çekinmesi hem onların cinsel sağlıklarını etkiliyor hem de doktorların
işini zorlaştırıyor. Prof. Dr. Şimşek konuyla ilgili şunları söylüyor:
"Hastaların yakınmalarını beyan etmeleri hem kendileri için hem de
problemi halletmeye çalışan doktor ve araştırıcılar için hiç de kolay
değil. Çünkü birçok kültürde bu konuların konuşulması kabul edilemez
tabular arasında yer alıyor."
Kadınlar sekse ilgisiz
Toplumda insanlar cinselliği ne kadar önemsiyorlar? Başka bir deyişle
cinsel yaşam hayatın ne kadar önemli bir parçası? Yaygın inanışa göre
kadınlar ve erkekler belli yaşlardan sonra cinselliğin o kadar önemli
olmadığını düşünüyorlar. Ancak bu sadece bir kanı olmaktan öteye
gitmiyor. Prof. Dr. Şimşek, gerçeğin sanılanın aksine olduğunu
söylüyor: "Bu yanıtları almak ancak toplum ölçeğinde yapılması gereken
bilimsel araştırmalarla mümkün. Dünya ölçeğinde yapılan ve ülkemizi de
içine alan Pfizer Global Survey adlı araştırma 40 yaş üzeri erkek ve
kadınlarda cinsellikle ilgili pek çok yargının doğru olmayabileceğini
gösteriyor. Ülkemiz içinse erkeklerimizin yüzde 70'inin cinselliği
yaşamın çok önemli bir parçası olarak gördüğünü, kadınlarımızda ise bu
oranın sadece yüzde 30 olduğunu ortaya koyuyor." Aslında kadınlar ve
erkekler arasındaki bu çarpıcı fark dünya ölçeğinde de geçerli. Oranlar
sanılanın aksine benzer. Cinsellik erkekler için daha önemli. Yaş
gruplarında bu oranlar incelendiğinde yaş ilerledikçe cinselliğe
verilen önemin azaldığı görülüyor. Ancak yine de 70'lli yaşlardan sonra
bile erkeklerin yüzde 57'si cinselliği yaşamlarında çok önemli
buluyorlar. Kadınlarda durum vahim. Türk kadınları 60 yaştan sonra
sadece yüzde 14 oranında cinsel yaşamı önemsiyorlar. Bu dramatik
rakamlar kadınların toplumda 50'li yaşlardan sonra neredeyse
cinsellikten vazgeçtiğini ortaya koyuyor. Prof. Dr. Şimşek "Erkekler
40'lı yaşlardan sonra haftada birkaç kez ilişkiyi düşündükleri halde bu
oran kadınlarda sadece yüzde 23" diyerek sözlerini şöyle sürdürüyor:
"Oysa derin bir çelişki olarak erkek ve kadınların yarısından çoğu
cinsel performansları azaldığında partnerleri veya eşleri ile olan
ilişkilerinin bozulacağını düşünüyorlar."
Sorunlar dile getirilmiyor
Sağlık kuruluşlarına başvurma oranı erkek ve kadınlarda yüzde 12. Sorun
olsa bile yine de hala toplumda sağlık kuruluşlarına başvurmada bir
çekingenlik olduğu görülüyor. Prof. Dr. Şimşek bu noktada şöyle
konuşuyor: "Bunu yenmek için biz doktorlara da görev düşüyor.
Cinselliğin ve aksaklıklarının önemsenmesi gerektiğini vurgulamamız
gerekiyor. Nitekim bu araştırma gösteriyor ki herhangi bir nedenle
sağlık kuruluşlarına başvuran 40 ve üzerindeki erkeklerde, doktoru
cinsel sağlığı ile yüzde 6 oranında, kadınlarda yüzde 10.3 oranında
sorgulama yapmış. Bunun çok yetersiz olduğu açık. Çünkü erkeklerin
yüzde 70'i kadınların yüzde 57'si bunu doktorundan bekliyor. Sonuç
olarak cinsel sağlığa verilmesi gereken önem göz ardı ediliyor ve bu
daha çok mutsuzluk ve sağlıksızlık kaynağı. Oysa çareler var yeter ki
aransın."
Özellikle organik kökenli hastalıklarda cinsel sağlık daha çok
etkileniyor. Cinsel sağlığı birebir etkileyen hastalıklardan olan
tansiyon yüksekliği, diyabet, kolesterol yüksekliği gibi damarsal hasar
yaratan hastalıklar, kronik depresyon gibi psikiyatrik rahatsızlıklar
hastaların aslında pek de farkında olmadığı hastalıklar.
Cinsellik erkekler için daha önemli. Yaş gruplarında bu oranlar
incelendiğinde yaş ilerledikçe cinselliğe verilen önemin azaldığı
görülüyor. Ancak yine de 70'lli yaşlardan sonra bile erkeklerin yüzde
57'si cinselliği yaşamlarında çok önemli buluyorlar.
En çok tutulanlar
- Hızlı sevişmeler için 9 ateşli yer
- Seks konusunda bilinen 32 yanlış!
- Vazgeçilmez sevgili olmak
- Maydanoz-limon suyu ne yapar?
- Kıskanç bir aşık mısınız?
- Saç bakımında ufak hileler!
- Aldatma işaretleri
- Sadece 60 saniyeniz var
- Yüz şeklinize göre saç modelleri
- Kırmızı, kıpkırmızı
- Açlığa dayanabiliyor musunuz?
- Kadınlarda üç önemli yaş belirlendi
- Sizin tarzınız hangisi?
- Kime, nasıl etek?
- 10 soruda kilo problemi
Daha neler var
- Aşkınızın ömrü ne kadar?
- Erkeklerin dili...
- Öpüşmeniz ilişkinizin aynası!
- 20 kilo verdiren diyet
- Kısa yoldan kalori yakın!
- Açlık duygusuyla baş etmek...
- Göz rengine göre makyaj
- Ameliyat yok, ağrı yok!
- Güzelliğin şifresi çözüldü!
- Aşkınızı ifade edin!
- Sevgililer gününe ünlü kalpler
- Aşk her zaman aşk!
- Salonda yaratıcı olmalı
- Küçük mutfaklara büyük çözümler
- Bu bahar evler parlak olacak!
Biliyor musunuz?
Sürahinizin dibi kir tutmuş ise, içine bir avuç tuz ile sirke koyup çalkalayınız Tertemiz olacaktır.



