Kadinfan.Com * Kadın sitesi
Cumhuriyet kadınlarımıza...
Mustafa Kemal Atatürk: "Türk kadınının dünya kadınlığına elini vererek, dünyanın barış ve güveni için çalışacağına emin olabilirsiniz."
Cumhuriyet'in 84. yıldönümünde, Türkiye’de
yaşayan bütün kadınlara çok şey borçlu oldukları Mustafa Kemal
Atatürk’ün kadınlar hakkındaki özdeyişlerini sunmayı, onu en iyi
şekilde anmanın yolu olarak düşündük. Bize kalırsa; tüm Türk kadınlar,
zaman zaman bu sözleri hatırlamalı ve çağdaşlaşmanın önündeki engellere
karşı, bu sözlerden güç almalı!
İşte Atatürk’ün ağzından kadınlar
"Daha esenlikle, daha dürüst olarak yürüteceğimiz yol vardır. Bu
yol, Türk kadınını çalışmamıza ortak yapmak, ilmî, ahlâkî, sosyal,
ekonomik yaşamda erkeğin ortağı, arkadaşı, yardımcısı ve destekleyicisi
yapmak yoludur."
Atatürk, Cumhuriyet'in ilanından dokuz ay önce Şubat 1923'te şöyle demiştir:
"Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza
karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek
faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun, bir organı
faaliyette bulunurken, diğer bir organı işlemezse, o sosyal toplum
felçlidir."
Atatürk'ün Türk kadınına beslediği sevgi ve saygı, Kurtuluş
Savaşı'ndaki gözlemleri ile iyice perçinleşmiştir. 1923 yılında Konya'
da yaptığı bir konuşmada, bu hissiyatını büyük bir içtenlikle dile
getirir.
"Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla
çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını
kadar emek verdim, diyemez. Erkeklerden kurduğumuz ordumuzun hayat
kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Çift süren, tarlayı eken,
kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur demeyip, kış demeyip cephenin
ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakar, o ilahi Anadolu
kadını olmuştur. Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu
kadınlarımızı, şükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal
bilelim."
Atatürk 30 Mart 1923'te Vakit Gazetesi'nde yayınlanan bir beyanatında şunları söyler:
"İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur.
Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim
de kütlenin bütünü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı
toprağa bağlı kaldıkça, öteki yarısı göklere yükselebilsin?"
"Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın."
Kadınların giysileri de Atatürk'ün üzerinde çok önemle durduğu bir
başka konu olmuştur. Bu konuda Atatürk, 1 Eylül 1925'te İkdam
Gazetesi'nde yayınlanan bir beyanatında şöyle dedi:
"Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki, başında bir bez, peştamal veya
buna benzer bir şeyler asarak yüzünü, gözünü gizler ve yanından geçen
erkeklere karşı arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrın
manası neye delalet eder? Medeni bir millet anası, bir millet kızı için
bu garip şekiller, bu vahşi vaziyet nedir? Bu hal milleti çok gülünç
gösterir ve derhal düzeltilmesi lazımdır."
1925 yılında İnebolu gezisinde Atatürk, örtünen kadınlarla ilgili şunları söyledi:
"Onlar yüzlerini cihana göstersinler ve gözleri ile cihanı dikkatle
görebilsinler. Bunda korkulacak hiçbir şey yoktur. Önemli olarak şunu
ihtar edeyim ki, bu halin muhafazasında inat ve taassup, hepimizi en az
kurbanlık koyun olmak istidadından kurtaramaz.."
31 Temmuz 1932'de Türkiye güzeli Keriman Halis' in, Belçika' da yapılan
yarışmada dünya güzeli seçilmesi üzerine Atatürk O'na "Ece" unvanını
verir ve Türk kadınına şöyle seslenir:
"Şunu ilave edeyim ki! Türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu
tarihten bildiğim için, Türk kızlarından birisinin dünya güzeli
seçilmiş olmasını çok tabii buldum. Fakat Türk gençlerine bu
münasebetle şunu hatırlatmayı da lüzumlu görürüm: Övünç duyduğumuz
tabii güzelliğinizi fenni tarzda muhafaza etmesini biliniz ve bu yolda
uyanık olunuz ve bu gelişmelerin aralıksız gerçekleşmesini ihmal
etmeyiniz. Bununla beraber, asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey,
analarınızın ve atalarınızın oldukları gibi, yüksek kültürde ve yüksek
faziletle dünya birinciliğini elde tutmaktır."
Atatürk, 18 Nisan 1935'de kendisinin himayesinde İstanbul'da toplanan
ve aralarında ünlü nükleer fizikçi Madam Eve Curie'nin de bulunduğu,
dünyanın dört bir yanından gelen kadınların katıldığı "Milletlerarası
İlk Kadın Kongresi" delegelerine şöyle seslenir:
"Türk kadınının dünya kadınlığına elini vererek, dünyanın barış ve güveni için çalışacağına emin olabilirsiniz."
Atatürk, Türk kadınlarının hiçbir alanda erkeklerden ve Avrupalı
kadınlardan geri kalmayacakları yolundaki inancını da şu sözleriyle
belirtmiştir:
"Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması
gereken alan biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle,
gerçek faziletle süslenip, donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın
Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden
onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle
donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin
olanlardanım."
Türk toplumunun gelişip yükselmesinde aile yapısının önemine inanan Atatürk, şöyle demektedir:
"Bu millet esas terbiyesini aileden almaktadır. Türk milleti öyle
analara sahiptir ki her bir devrin büyük adamlarını bu analar
yetiştirmiştir. Türk kadını daha büyük nesiller yetiştirmeye
kabiliyetlidir."
Türk kadını, yüzyıllardır özlemini çektiği haklarına sahip olmada; en
azimli, inançlı ve güçlü desteği Atatürk' ten almış ve çağdaş ülke
kadınlarının önüne geçmiştir. Örneğin; İtalya' da kadınlar ancak 1948
yılında seçimlere girebilmişler. Japon kadınları ise seçim haklarını
ancak 1950 yılında alabilmiştir. Medeni Kanun'ları aldığımız İsviçre'
de ise, kadınlar haklarını 1971 yılına kadar alamazken, çağdaşlamada
örnek aldığımız İsveç ve Danimarka gibi ülkelerde de durum farklı
değilken, Türk kadınına 1935 yılında seçme ve seçilme hakkı
tanınmıştır. Bu vesile ile bakın Atatürk nasıl seslenir:
"Bu karar, Türk kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin
üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki
Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir. Türk kadını,
evdeki medeni mevkiini salahiyetle işgal etmiş, iş hayatının her
safhasında muvaffakiyetler göstermiştir. Siyasi hayatla, Belediye
seçimleriyle tecrübe kazanan Türk kadını bu sefer de milletvekili seçme
ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor.
Medeni memleketlerin birçoğunda, kadından esirgenen bu hak, bugün Türk
kadınının elindedir ve onu salahiyet ve lihakatle kullanacaktır."
Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!
En çok tutulanlar
- Hızlı sevişmeler için 9 ateşli yer
- Seks konusunda bilinen 32 yanlış!
- Vazgeçilmez sevgili olmak
- Maydanoz-limon suyu ne yapar?
- Saç bakımında ufak hileler!
- Kıskanç bir aşık mısınız?
- Aldatma işaretleri
- Sadece 60 saniyeniz var
- Yüz şeklinize göre saç modelleri
- Kırmızı, kıpkırmızı
- Açlığa dayanabiliyor musunuz?
- Kadınlarda üç önemli yaş belirlendi
- Sizin tarzınız hangisi?
- Kime, nasıl etek?
- 10 soruda kilo problemi
Daha neler var
- Aşkınızın ömrü ne kadar?
- Erkeklerin dili...
- Öpüşmeniz ilişkinizin aynası!
- 20 kilo verdiren diyet
- Kısa yoldan kalori yakın!
- Açlık duygusuyla baş etmek...
- Göz rengine göre makyaj
- Ameliyat yok, ağrı yok!
- Güzelliğin şifresi çözüldü!
- Aşkınızı ifade edin!
- Sevgililer gününe ünlü kalpler
- Aşk her zaman aşk!
- Salonda yaratıcı olmalı
- Küçük mutfaklara büyük çözümler
- Bu bahar evler parlak olacak!
Seçtiklerimiz:
Kalpsizsohbet odaları
güzel resimler
güzel mesajlar
vidivodo
bizbize
solidworks
uxir
erzurum
2de1
Biliyor musunuz?
Yumurta lekesini çıkarmak için önce soğuk suda bekletmeli sonra ılık sabunlu suda yıkamalısınız.



