Kadinfan.Com * Kadın sitesi
Sizi mi taklit ediyor?
Kız çocuklarının kadın gibi görünmeye ve davranmaya çalışması son zamanlarda üzerinde çok durulan konulardan biri. Bütün kız çocukları büyürken annelerine özenir, onlar gibi görünmek ister. Peki ama nereye kadar?
Cinsel kimlik gelişimi sırasında annesini ya
da etrafındaki diğer kadınları taklit etmeye meraklı olmaları doğal.
Ancak yaşına uygun olmayan giysilerle dışarı çıkmaya çalışması, kendini
topluma bu şekilde tanıtmasının altında yatan başka nedenler olabilir...
Klinik Psikolog Gonca Şensözen’e göre kız çocuklarının makyaj
malzemelerine, topuklu ayakkabılara, takılara düşkünlüğü şaşırtıcı
değil. Anneleri düşkün olmasa bile... Hele hele bu kadar uyaran varken.
Şensözen, "Kimi yaşlarda makyaj gibi bazı denemeler evin içinde
yapılıyor. Bunlar genelde deneme amaçlıdır. Çocuk, makyaj yaptığında ya
da annesinin ayakkabısını giydiğinde nasıl görüneceğini bilmek ister.
Aslında bu bir yandan da büyüdüğünde nasıl görüneceğini anlama
çabasından kaynaklanıyor" diyor.
Buraya kadar her şey normal. Fakat yaşına uymayan giyim tarzıyla dışarı
çıkması ve kendini topluma bu şekilde tanıtması, başka nedenlerden
kaynaklanıyor olabilir. Hemen yetişkinliğe geçmek isteği, kendi yaşının
getirdiği durumlarla baş etmekte zorlanmak gibi. Bu gibi durumlarda
anne-babanın çocuklarının durumunu farkında olmasında ve zorlandığı
konuda yardım etmesinde yarar var.
Çocuğa cinsiyet ayrımını çok vurgulamadan kendini koruma, oturma,
üstünü başını toparlama gibi alışkanlıklar nasıl kazandırılabilir?
Şensözen, "Çocuklara bir alışkanlığı kazandırmanın en iyi yolu,
anne-babanın o davranışı kendisinin uyguluyor olması. Çünkü küçük
yaştaki her çocuk anne-babasını taklit eder. Taklit etme o yaşlarda en
önemli öğrenme şeklidir" diyor.
Cezalar tikleri artırıyor
Tikler sadece yetişkinlerin sorunu değil. Çocuklarda da yineleyici,
istem dışı, amaca yönelik olmayan, ancak baskılanabilen göz kırpma,
burun çekme, boğazını temizleme gibi garip hareket ve ses çıkarmalar
görülüyor. Ses çıkarma şeklindeki tikler, diğer vücut hareketleriyle
ilgili tiklerle birlikte görülürse ’Tourette Sendromu’ adı verilen özel
bir durumdan söz ediliyor. Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı Dr. Ayten
Erdoğan, ailenin ve çevrenin uyarıları ve cezalandırmalarının tiklerin
artışına yol açabileceğini söylüyor.
Tiklerin nedeni henüz net anlaşılamadı. Ancak genetik ve çevresel
etkenlerin rol oynadığı düşünülüyor. Beyin kimyasallarından
(nörotransmitter) biri olan dopaminin, anormal metabolizmasından
kaynaklandığına dair dikkate değer kanıtlar da bulunuyor. Tikler
sıklıkla çocukluk ve ergenlik yaşlarında başlıyor. En sık 7-12
yaşlarında görülüyor. Dr. Erdoğan, "Tik belirtileri genellikle
gerginlik veren bir olay sonrasında artıyor. Tiklerin genetik özelliği
belirgin olup, yakın akrabalarında tikler olan çocuklarda daha sık
rastlanıyor" diyor.
Geçici de olabilir kalıcı da
Tikler geçici ya da kalıcı olabilir. Geçici olarak nitelendirilebilecek
tikler, çeşitli beden bölgelerinde ortaya çıkıyor. Bir yıldan kısa bir
sürede kayboluyor. Bu bozukluk, çocuklar arasında oldukça yaygın.
Sağlıklı çocukların yüzde 12-14’ünde, daha sık 3-10 yaşları arasında
görülüyor. Tikler bir yıldan fazla sürerse "uzun süren tik bozukluğu"
adı veriliyor. Çocuklarda görülen tiklerin büyük bir kısmı, erişkin
yaşa gelmeden kayboluyor. Bazıları erişkinlikte de devam ediyor. Bu
gibi durumlarda destekleyici tedavi ve ilaçlar yararlı olabiliyor.
Eğer çocuk tikleri ev dışı ortamlarda sergilemiyor, belirli durumlarda
gösteriyorsa nedenleri değerlendirilmeli. Destek ve ilginin çocuğun
pozitif yönlerine kaydırılması, tiklerin kontrolünde yardımcı. Sık sık
yeniden ortaya çıkıyor, çocuğu rahatsız ederek arkadaş ilişkilerinde
sosyal hayatında sorun yaratıyor, kendine güvenini olumsuz etkiliyorsa,
çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına başvurulmasında yarar var.
Dur demenin zamanı var
Çocuğunuza aldığınız şeyi niye aldığınızı biliyor musunuz? Gerekli
olduğu için mi, çocuğunuzu ödüllendirmek için mi, yoksa sadece onun
tutturmaları ya da ağlamaları ile uğraşmak istemediğiniz için mi? Eğer
aldığınız şeyin gerekliliğine inanmıyor ama sadece çocuğunuzu susturmak
için alıyorsanız, hem kendinize hem de ona "dur" demenin zamanı gelmiş
demektir.
Çocukların her istediğini almak yanlış. Onun kendi kendine kural
koymasını bekleyemezsiniz, kuralları anne-babasından öğrenir. Eğer
anne-baba çocuğa sınır koymakta, "hayır" demekte güçlük çekiyorsa,
çocuk da kendine sınır koymayı öğrenemez ve böylece istediği her şeye,
istediği zaman sahip olabileceği hissine kapılır. Böyle bir ortamda
yetişmiş çocuklar, istedikleri alınmadığında kabullenmekte zorluk çeker
ve tutturur. Anne-baba da bu ısrarlarla ve mızmızlanmayla uğraşmamak
için çocuğun istediği şeyi alma eğiliminde olabilir. Önce "hayır", daha
sonra "evet" dediklerinden, çocuğun gözünde "hayır" anlamını yitirir.
Harçlık meselesi
Çocukların kendilerine ait harçlıklarının olması çok önemli. Böylece
parasını korumayı, kaybetmemeyi ve belirli bir süre (hafta, ay gibi)
nasıl idare edebileceğini öğrenebilir. Çocuklara, kendi başlarına para
harcamaya başladıkları yaşlarda harçlık verilebilir. İlkokula başlangıç
harçlık almak için iyi bir dönem. İhtiyaç duyduğu ufak tefek şeyler de
olsa satın alabilmesi çocuğa güven duygusu verecektir. Burada en önemli
şey, çocuğun yaşına uygun harçlık belirlemek.
En çok tutulanlar
- Hızlı sevişmeler için 9 ateşli yer
- Seks konusunda bilinen 32 yanlış!
- Vazgeçilmez sevgili olmak
- Maydanoz-limon suyu ne yapar?
- Kıskanç bir aşık mısınız?
- Saç bakımında ufak hileler!
- Aldatma işaretleri
- Sadece 60 saniyeniz var
- Yüz şeklinize göre saç modelleri
- Kırmızı, kıpkırmızı
- Açlığa dayanabiliyor musunuz?
- Kadınlarda üç önemli yaş belirlendi
- Sizin tarzınız hangisi?
- Kime, nasıl etek?
- 10 soruda kilo problemi
Daha neler var
- Aşkınızın ömrü ne kadar?
- Erkeklerin dili...
- Öpüşmeniz ilişkinizin aynası!
- 20 kilo verdiren diyet
- Kısa yoldan kalori yakın!
- Açlık duygusuyla baş etmek...
- Göz rengine göre makyaj
- Ameliyat yok, ağrı yok!
- Güzelliğin şifresi çözüldü!
- Aşkınızı ifade edin!
- Sevgililer gününe ünlü kalpler
- Aşk her zaman aşk!
- Salonda yaratıcı olmalı
- Küçük mutfaklara büyük çözümler
- Bu bahar evler parlak olacak!
Biliyor musunuz?
Soğan soymaya başlamadan önce parmaklarınızı sirkeye batırırsanız, soğan kokusunun elinize sinmediğini göreceksiniz.



